PARMAK UÇLARINDAKİ HUZUR

TESBİH ADABI

Tesbih,huzur ve dua tanelerimiz, ipe dizilmiş 33 tane boncuktan çok ötede bir anlayışı ifade ettiğinden, taşıması, çekmesi, bir başkasına verilmesi, alınması derin bir görgü gerektiren bir objedir. Tesbih adabında cepten çıkarılıp çekilmeye başlanmaz.

Cepten çıkarılan tesbihin imamesi sol elin avcu içerisinde tutulur ve sağ elle tesbih sıvazlanır.
Sağ elle sıvazlanırken bittiği yerden tutulur sol elle imameye doğru sıvazlanır. Bu tesbihi sevmenin bir göstergesidir. Birkaç kez yinelenir. Sonrasında usulca çekmeye başlanır. Bir başkasına verirken iki el tesbihin altına yastık yapılarak, vermekten öte sunulur.
karşı taraf da tesbihi aynı özenle iki eliyle alır ve tesbihi az önce anlattığım gibi önce bir sever sonra çekmeye başlar.

Bir başkasından tesbihini istemenin yolu “hacı iki de biz sallayalım şunu” şeklinde değildir.
“Biraz da ben dolaşayım” denir. Tesbih esasında çekilmez, ruh ve beden tesbihin üzerinde dolaşır. Bunu hissederek istenir ve hissedene verilir.

Tesbihin ustasının üzerindeki emeği helal edilir. Çünkü gerçek anlamda sözünü ettiğimiz tesbih, fabrikasyon, plastik tesbihler değil. Genelde kemane tezgahlarda yapılan ve hammaddesi Afrika’nın zehirli ağaçları olan tesbihler. Dolayısıyla pek çok tesbih ustası bu zehirli ağaçların talaşını solumaktan erken yaşta vefat eder ve yine pek çok tesbih ustası zehirleneceğini bile bile tesbih yapmaya devam eder.

Tesbih genelde yılan ağacı, öd ağacı, ateş ağacı, sandal ağacı gibi ağaçlardan yapılsa da en değerli malzemesi kehribar denen çam reçinesinin fosilleşmiş halidir. Bunun dışında en önemli malzemelerden biri de mamut dişidir. Kehribar ve mamut dişi genelde Rusya’da bulunan malzemeler olduğundan, Sovyetlerin dağılışının ardından Türkiye’ye bol bol getirtilmiştir. Mamut ve kehribar gibi az bulunan malzemelerin yanı sıra has tesbihler gergedan boynuzu ile kaplumbağa kabuğundan yapılır. Tesbih yapmak için gergedan vurmak ya da kaplumbağa katletmek elbette caiz sayılmaz. Ancak gergedan boynuzundan yapılmış bir tesbihin gergedanı, kaplumbağayı ya da mamutu tesbihte yaşattığına inanılır.
Belki de milyonlarca yıl önce ölmüş bir hayvan, Allah ve kul arasında yaşamına devam eder.

Sonuçta tesbihe saygı duymanın en büyük gerekçelerini sıralayacak olursak,

Allah ve kul arasında bir köprü, uğruna ölen bir usta ve tesbihte varolan bir canlı, tesbihin yalnızca erbabının kullanabileceği ağırlıkta olduğunun göstergesidir.
Deniz Gürsoy’un’ Parmak Uçlarındaki Huzur” adlı kitabından alıntı yapılmıştır.
http://www.tesbihcimuharrem.net

Reklamlar

TESBİHCİ MUHARREM

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s